fbpx

Teknolojinin hızla gelişmesi ile yaşam standartlarımızda hızlı bir değişime uğradı. Farkında olmadan aslında birçok konuda fiziksel yaşamdan uzaklaşıp, dijitalin getirmiş olduğu yeniliklere doğru evrildik ve evrilmeye devam etmekteyiz.

Günümüz dünyasında dijital demek; artık bir dil bir iletişim aracı demek. Dolayısıyla bu dili kullanmak konuşmayı öğrenmek, kaçınamayacağımız bir zaruret haline gelmiş durumda.

Mağazada vitrinde gördüğümüz bir ürünün, “Dur bakalım bunun internetteki fiyatı ne kadarmış ?” deyip hızlıca Google da yaptığımız aramalar, bulunduğumuz bölgede bir terziye ihtiyacımız olduğunda Google Maps, Yandex , Google My Business gibi araçları kullanarak yaptığımız aramalar, dijitalleşmenin en minimal örnekleri olarak sayılabilir. Dijital dünya, artık toplumun en ücra noktalarına kadar ulaşmış ve kaçınılmaz bir gereksinim halini almış durumda.

Peki, dijitali bu kadar önemli kılan şey nedir ? Neden dijital ?

Bu soruya verilebilecek cevabın birçok yönü var. Ancak yukarıda da belirtmiş olduğum gibi en temel sebep, yaşamış olduğumuz dünyadaki değişimler ve bu gelişimlere ayak uydurmanın kaçınılmaz gerekliliğidir.

Ayrıca, dijital bize tasarruf sağlar zamandan, paradan enerjiden tasarruf ederiz. Dijitali kullanarak güvende kalırız. Nasıl mı ?

Dijital dünyanın getirdiği en önemli yeniliklerden biri de hatta bu bir devrim olarak da nitelendirilebilir. Paranın dijitalleşmesidir. Günümüzde artık para dijital bir araç haline geldi. Fiziksel paraya olan gereksinim minimum seviyede. Hemen hemen hepimizin bir banka hesabı ve kredi kartı var. Hangimiz en son bütün maaşını banknot olarak bir arada gördü ki ? Hiç birimiz.

Dijital dünyada bankacılık işlemlerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Para transferlerimizi yapıyoruz, faturalarımızı ödüyoruz. Kredi kartı kullanarak alışverişlerimizi gerçekleştiriyoruz. Üstelik bunları para ile temas etmeden güvenli bir ortamda, BDDK ve bankalar gibi garantör kuruluşların güvencesi altında gerçekleştiriyoruz.

Yaşadığımız dönemde ortaya çıkan covid-19 salgını, dijitalleşme için tüm dünyada adete yeni bir dönüm noktası oldu. İşler, ofisler evlere taşındı insanlar sosyal mesafenin gerekliği olarak dijital ortamda iletişim kurmak, işleri dijitalde halletmek durumunda kaldılar. Toplantılar, seminerler, eğitim programları hepsi dijital mecralarda gerçekleştirilmeye başladı. Dijital dünyanın gerekliliğinin farkına varıp, daha önceden aksiyon alan şirketler bu duruma daha hazırlıklı olarak girdiler. Onların yapması gereken sadece biraz daha gaza basmak oldu.

Hazırlıksız yakalanan kitle ise hızlıca bir arayış içine girerek, nasıl dijitalleşeceğinin yollarını aramaya başladı. Salgın sonrası dönemde de bu değişim trendinin mutlaka yansımalarının devam edeceği kanaatindeyim. Örneğin, şirketler için mekandan bağımsız, uzaktan çalışma modelinin daha çok gündemde olacağı bir döneme girebiliriz. Bu olağanüstü dönemde; “Çalışanlar, yöneticinin gözünün önünde değilse değer yaratamazlar iş üretemezler” gibi yanlış bir algının ortadan büyük ölçüde kalkmasına vesile olacaktır. Yaşadığımız dönem şunu gösterdi ki işler aslında bir ofis ortamında toplanmadan gerektiğinde dijital ortamda da gerçekleştirilebiliyor. Tabi bu durum, imalat, üretim gibi sektörleri bütünüyle kapsamayabilir.

Dijital dünyanın getirdiği yenilikler sonucunda ortaya çıkan bir gereklilik daha var ki oda şudur;

Dijital düşünebilen ve bu dünyanın gerekliliklerini analiz edip çözüm üretebilen diğer bir ifade ile dijital okur yazar bireylerin gerekliliğidir. Yaşadığımız bu kriz dönemi aslında bu bireyler için fırsat kapılarını ardına kadar aralamış durumda. Toplumun bir kesimi bu değişim trendini yakalamış olsa da daha çok gidilecek yol olduğu aşikar.

Dijitalde olma, bu alanda iş yapma hevesinde olan birey yada şirketler, kesinlikle durmayın. Daha çok okuyun araştırın. Problemlere kafa yorun analiz edin. Çözdüğünüz bir problem ile insanlara değer katın ve dijital çözümler geliştirin.

Bu noktada bir konuya daha özellikle değinmek istiyorum. Çocuklarınıza kodlama öğretin. Bunun için ne gerekiyorsa yapın. Dijital dünyanın en önemli gerekliliği şüphesiz bizi fiziksel ortamdan sanal dünyaya taşıyan yazılım ve kodlama bilimidir. Kodlama yapmak, beyni konfor alanından çıkartarak analitik düşünmeye, problem çözmeye ve sonuçta ürün ortaya çıkarmaya zorlar. Kazanmış olduğunuz bu yetenek sizi, sadece dijital dünyada değil her ortamda etkin ve farklı kılacaktır. Bu sebeple kodlamanın geleceğin mesleği olacağından hiç şüpheniz olmasın. Hali hazırda “1 milyon yazılımcı” projesi gibi devlet tarafından da bu konunun önemine binaen atılan adımlarda bu sürece önemli katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

Son olarak, “Nasıl dijital dünyaya adım atabilirim ?” ile ilgili topladığım 5 maddeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu maddeler bilimsel verilere dayanmayıp yapmış olduğum gözlemler sonucunda toparladığım kendi görüşlerimdir.

1.Dijital düşünün ve dijital çalışın.

Yapmış olduğunuz iş ne olursa olsun, ister büyük bir şirket isterseniz mahalle bakkalı olun. İşinizin dijitale bakan bir yönü mutlaka vardır. Bu yönleri keşfetmeye bu noktadaki fırsatları yakalamaya çalışın. Bu konuda yetersiz olduğunuzu düşünüyor iseniz bir uzmandan destek alın.

2.Dijital bir ürün yaratın

Dijitalde pazarlayabileceğiniz bir ürün yaratın. Bu ürün fiziksel bir ürün olmak zorunda değil. Bir hizmeti de insanlara dijital olarak sunabilirsiniz.

3.Dijitalde bir varlık oluşturun

Dijital dünyada yer alın, web siteniz yok ise bir site yaptırın. Sosyal mecralarda profil oluşturun. Bir terzi, su tesisatçısı iseniz, Google My Business da işletmenizi kayıt edin bu size insanların kolay ulaşabilmesini sağladığı gibi aynı zamanda dijital dünyada organik bir trafik elde etmenizi sağlar. Fiziksel dünya ile dijital markanızı birbirine yakınlaştırmaya çalışın. İnsanlar fiziksel mağazanızda sizi neden tercih ediyor ise, “Benzer bir deneyimi dijitalde nasıl verebilirim ?” Sorusu üzerine kafa yorun.

4.Dijital bir kitle yaratın

Dijital dünyada sizi tanıyan, ürünlerinizi tercih eden sadık bir kitle oluşturmaya çalışın. Bu kitleyi büyütmek tabi ki elinizde ancak, öncelikli olarak bu kitleyi dinamik tutmaya çalışın. Geri bildirimler alın ve bu bildirimleri dijital varlığınızı geliştirmek için kullanın.

5.Dijital tanıtım, reklam yapın

Dünyanın en iyi ürününü de satsanız, insanlar sizin ürününüzü bilmiyor ise bu ürünün hiçbir anlamı kalmaz. Bu sebeple işin ucu bir yerde reklam ve pazarlamaya dayanıyor. Dijital dünyada da ürünlerinizi yada hizmetlerinizi insanlara ulaştırmak için onu tanıtmak zorundasınız. Dijital dünyada bunu yapabilmek için birçok alternatifiniz var. Örneğin, sosyal medyada içerik üreterek insanların dikkatlerini bir yere toplamayı ve ürünlerinizi onlara tanıtmayı hedefleyebilirsiniz. Web siteniz için profesyonel SEO desteği alarak, organik bir trafik elde edebileceğiniz gibi. Google Ads, Facebook reklamları, Youtube gibi platformlarda sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetlerle ilgili reklam kampanyaları düzenleyebilirsiniz.

Dijital dünyada yer almak ve dijital düşünmek üzerine gözlemlerimi paylaşmaya çalıştım. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir